Sepetinizde Ürün Bulunmamaktadır.


Dünya Edebiyatı Seti 4 Kitap Takım - Renkleri Gör Çantası Hediyeli

Dünya Edebiyatı Seti 4 Kitap Takım - Renkleri Gör Çantası Hediyeli

Dünya Edebiyatı Seti 4 Kitap Takım - Renkleri Gör Çantası Hediyeli

Yayınevi :

Timaş Yayınları - Roman Dizisi

Stokta Yok
  • Ürün geçici olarak temin edilememektedir.
  • Barkod: 1520501990413


Set İçindeki Kitaplar;

Yarın Yirmi Yaşında Olacağım
Michel on yaşında. 1970'lerde Kongo'da yaşıyor. Annesi pazarda fıstık satıyor, babası Victory Palace Otel'de çalışıyor. Michel can dostu Lounès'la gökyüzünde süzülen uçakların rotasındaki uzak ülkeler hakkında konuşuyor. Kız arkadaşı Caroline'i, futbol takımının gözdesi Mabélé'den uzak tutmaya çalışıyor. Babasıyla radyoda dinlediği dünya bülteninden tanıdığı devrilen İran Şahı için endişeleniyor. René dayısı yüzünden kafası çok karışık. Kapitalist ve Marksistleri ayırt etmek bazen neden bu kadar zor oluyor? Tüm bunlar yetmezmiş gibi annesinin karnının kayıp anahtarını bulması gerekiyor…

Devrim sonrası bir Afrika ülkesinde yaşanan hayat; geleneklerine bağlı halkın alışkanlıkları, sıcak kültürü ve renkli karakterlerle hayat buluyor.

Fransızca edebiyatın en yetenekli ve üretken isimlerinden Alain Mabanckou'nun yaşamından öğeler de taşıyan Yarın Yirmi Yaşında Olacağım, Nobel Edebiyat Ödülü sahibi J.M.G. Le Clézio'nun önsözüyle…

"Dünyanın bütün çocukları gibi küçük Michel de bu kötülük, komedi ve umutsuzluk sarmalında kendine bir yer edinmek zorunda. […] Sadece çocuklar geçmişin utançlarını silebilir ve geleceğin savurduğu tehditlerle savaşabilir. Küçük Michel de J.D. Salinger'ın The Catcher in The Rye (Çavdar Tarlasında Çocuklar) romanının kahramanı Holden Caulfield […] gibi belleğimizde derin bir yer edineceğe benziyor."
-J.M.G. Le Clézio-

"Tuhaf, muzip, hayat dolu…"
-Independent-

Sibel Kuşca'nın Fransızca aslından çevirisiyle…

Bölük Pörçük Yaşamlar
"Bu olağanüstü güzel kitap, bir dünya… Mucize gibi yaratılmış. Umutsuzu iyileştiriyor, yitikle dans ediyor. Güvenin ve okuyun."
-John Berger-

"Michaels'ın dili bir akış, bir yarış değil; zamansız gizemlerin içinde ve etrafında, üstü kapalı bir anlatımla geziniyor."
-Time-

"Batı uygarlığındaki ihtişam ile korku arasında bir diyalog kurmanın vahşi güzelliğine, belki de sadece -bir şair cesaret edebilirdi."
-Los Angeles Times Book Review-

"Bu, harikulade bir roman."
-Guardian-

Parçalanan yaşamlar, kesişen yazgılar, geçmişin gölgesinde sonsuz acı ve yarının umudunda küçük mutluluklar… İkinci Dünya Savaşı'yla alt üst olan yaşamlarını, birbirlerine sevgiyle tutunarak yeniden inşa etmeye çalışan insanların hikâyesi.

Şair Anne Michaels'ın ilk romanı Bölük Pörçük Yaşamlar, bugüne kadar on dokuz dile çevrildi; aralarında Orange Prize, Guardian Fiction Award ve Lannan Literary Award'un da bulunduğu sekiz ödüle layık görüldü.

Yakupun Renkleri
"Korkma Yakup," dedi babası, "renkleri gör."

Yakup, bir çingene çocuğu. Yarı Roman, yarı Yeniş. On yaşında bile değil henüz. Ona söylendiği üzere koşuyor, hayatı pahasına koşuyor, durmadan nefes almadan koşuyor... Ayağında ayakkabı niyetine doladığı keten parçaları, bir elinde bir taş, bir elinde küçük bir kutu, koşuyor. Renklere koşuyor. Çünkü öyle demişti babası; korkma, koş ve renkleri gör.

İki dünya savaşı arasında savrulan bir ailenin hikâyesi var Yakup'un Renkleri' 'nde. Bu ağır ve acı mirası yüklenen küçük Yakup, II. Dünya Savaşı'nda, bir başına hayatta kalmaya çalışıyor. Avusturya ormanlarında durmaksızın koşuyor; karanlıktan renklere, savaştan umuda sığınıyor.

"Büyüleyici olduğu kadar yürek burkan bir roman."
-The Times-

"Masal gibi bu kitap; güzellik ve umut Hawdon'ın şiirsel anlatımıyla dile geliyor."
-The Independent-

"Çok yetenekli bir yazarı müjdeleyen, harika bir ilk roman."
-Andrew Miller-

"Yakup'un Renkleri beni gözyaşlarına boğdu. Aklımdan çıkaramadığım, hipnotize edici bir şarkı gibi."
-Sarah Vaughan-

"Muhteşem bir anlatım - zamanın durakları arasında savrulan, renklerin sayfalardan taşıp ruhunuza karıştığı bir hikâye. Bu sadece müthiş bir kitap değil, çok da önemli bir roman."
-Marina Fiorato-

"Lindsay Hawdon, çok ham, çok gerçek bir güçle yazıyor. Bu kitap okunmayı hak ediyor."
-John Humphrys-

Budala
Dostoyevski Budala'da, sara hastası Prens Mişkin'i eserinin merkezine yerleştirir. Tedavi için gittiği İsviçre'den dönen Prens ikiyüzlülük, entrika, ahlaki yoksunluk üzerine kurulu bir dünyada; iyi yürekli, dürüst ve açık bir insan olmanın zorluklarıyla mücadele eder. Dürüst olmak "budala" olmaktır çünkü., Dostoyevski'nin en önemli kadın kahramanlarından, tutku ve güzelliğin sembolü Nastasya Filopovna'ya duyduğu aşk, Prens Mişkin'i 19. yüzyıl Rus edebiyatının kült kahramanlarından birine dönüştürürken Budala'yı da gelmiş geçmiş en güzel aşk romanları arasına ekler.

"Bir 'budala', sara hastası, aynı zamanda sıra dışı ölçüde zeki olan Prens Mişkin, başkalarından oldukça farklıdır; 'bilinçdışı'yla çok daha yakın ve engelsiz bir ilişkisi vardır. Aşkın bir hale yükseldiği, idrak anları yaşar. Aydınlanma anlarında gelmiş geçmiş tüm varlıkları, duyguları, çekilen acıları ve kavrayış tecrübe eder. Bütün bunların dünyaya ait olduğunun farkındadır. Büyülü varoluşunun özü buradadır işte. Bu mistik bilgelik, kendi çabasıyla elde ettiği ya da ona bahşedilen bir birikim değildir; o bunu arzulamamıştır bile. Yalnızca tecrübe eder. Dahası rastgele gelişen bu duygu ve düşüncelere de sahip değildir. O tam anlamıyla, her şeyin kabul gördüğü, sadece en uzak düşüncelerin değil, aksinin bile doğru olabileceği büyülü sınırlarda birden fazla kez dolanır."

-Herman Hesse- "Thoughts on The Idiot of Dostoevsky"


Dili: Türkçe
Yayınevi: Timaş Yayınları

Sayfa Sayısı : 1680

İlk Baskı Yılı : 2016

Dil : Türkçe

Yorumlar 0

Henüz yorum yapılmadı!

x

İnternet sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz ve internet sitemize yapacağınız ziyaretleri kişiselleştirebilmek için çerezlerden faydalanıyoruz. Dilediğiniz halde çerez ayarlarınızı değiştirebilirsiniz. Detaylı bilgi için tıklayınız