Sepetinizde Ürün Bulunmamaktadır.


Kireç Çukuru

Kireç Çukuru

Kireç Çukuru

0/10 - 0 Kişi FAVORİLERİME EKLE
Yayınevi :

Karahan Kitabevi - Edebiyat Dizisi

Standart Teslimat
17 - 19 Eylül
* 75 TL üzeri bedava!
  • 75 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo bedava!
  • Barkod: 9786059374231


Duvarları taştan, sıvaları kısmen dökülmüş, her tarafı nem kokan ve duvarların bazı bölümlerinde sıvaların küflenerek kabardığı, lambaların küskün bir şekilde belli, belirsiz ışıttığı kocaman bir oda, tavanı oldukça yüksek bu binanın salon gibi kullanılan giriş kapısındaki kapı kolu oldukça eski ve paslanmış bir durumda. Belki de terli ve kirli ellerle açıldığı için aşınmış da olabilir. Ama bir gerçek var ki o da birçok elin bu kapı kolunda izleri vardı. Yılların yorgunluğu ile de bu hale gelmiş olabilir. Salonun tam orta yerinde varilden dönüştürülmüş kocaman bir soba ve etrafında kırık sandalyelere oturmuş birkaç müşterinin loş ışığın arasında siluetleri Karagöz, Hacivat perdesi gibi sobaya yaklaşan elleri, bazen kocaman, bazen küçülen kafaların gölgeleri sobadan sızan ışığa ve çok yüksekte yanan düşük amperli ampulden gelen ışıkla şekilleniyordu. Kocaman salona hareket katan, ama ürpertici bir hava veren, kasvetli bir ortam gibi olan bu bina bir oteldi. Kapıdan yavaşça içeri girdi. Siluet gibi görünen ve kocaman sobanın etrafındakilere doğru yürüdü. Korkuyordu. İlk defa ailesinden uzak, yardım alacağı kimseciklerin bulunmadığı bir yerdeydi. Tanımadığı bu insanlar neciydi? Neden böyle bir otele gelmişler? Yoksa onların da mı ceplerinde az parası var? Suçlular mı? Hırsızlar mı? Terörist var mıdır içlerinde? Yoksa gariban köylü insanlar mı? Böyle bir yerde oturduklarına göre zengin olmayan insanlardır dedi, kendince. Yani içinden böyle düşündü. Cesaretini toplaması gerekirdi. O da öyle yaptı. Siyah beton zemine bakarak yavaş adımlarla yürüdü. Yaklaştı ürkek ve alçak bir sesle:
- İyi akşamlar! Dedi. İçlerinden pala bıyıklı, kırlaşmış kafasına taktığı takkenin arasından kıvrılarak çıkan bukleli saçları ve kalın kaşları olan biri ayağa kalktı ve onu karşıladı. Kendinse yaklaşan ürperti dolu bu adama korkulu gözlerle baktı. Yüreği bir kuşun ürkekliği içinde atıyordu. Göğüs kafesi inip kalkıyordu. Derin derin bir iki nefes aldı. Kendine hâkim olmalıydı. Tehlikeli biri değildir herhalde, diye düşündü. Kollarında müthiş bir güçsüzlük hissetti. Elinde valizi düşecek gibi oldu. O da usulca olduğu yerde valizi yere bıraktı ve yaklaşan adamın vereceği yanıta kulak kesildi.
- İyi akşamlar yeğenim! Buyur! Ne istersin?
- Ben üniversite öğrencisiyim. Kalacak yerim yok, dedi. Siz otelin sahibi misiniz?
(Tanıtım Bülteninden)



Sayfa Sayısı: 104

Baskı Yılı: 2016


Dili: Türkçe
Yayınevi: Karahan Kitabevi

Sayfa Sayısı : 104

İlk Baskı Yılı : 2016

Dil : Türkçe

Yorumlar 0

Henüz yorum yapılmadı!

x

İnternet sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz ve internet sitemize yapacağınız ziyaretleri kişiselleştirebilmek için çerezlerden faydalanıyoruz. Dilediğiniz halde çerez ayarlarınızı değiştirebilirsiniz. Detaylı bilgi için tıklayınız