Sepetinizde Ürün Bulunmamaktadır.


Nazan Bekiroğlu Öykü Seti 3 Kitap Takım - Çanta Hediyeli

Nazan Bekiroğlu Öykü Seti 3 Kitap Takım - Çanta Hediyeli

Nazan Bekiroğlu Öykü Seti 3 Kitap Takım - Çanta Hediyeli

Yayınevi :

Timaş Yayınları - Öykü Dizisi

Stokta Yok
  • Ürün geçici olarak temin edilememektedir.
  • Barkod: 1520501990710


Set İçindeki Kitaplar;

Yusuf İle Züleyha
Nasıl herkese duyurur da sesimi derim: "Bu anlattığınız ben değilim. Ben bu anlattığınız değilim. Yusuf?u ben nasıl yerim? Ben Yusuf?u nasıl yerim?" Sözünün bu kısmına gelince kurt, nemli gözlerinden boncuk gibi yaşlar dökülmeye başladı. Gri tüylerle kaplı göğsü, ön ayakları ıslandı. Bir ah çekti derinden derine. Islak burnu daha ıslandı.

Ve devam etti: "Ben şimdi adımı nasıl temize çıkarayım. Alnıma sürülen bu kapkara lekeyi neyle, nasıl yıkayayım? Öyle bir leke ki değil bana, yeter kıyametin kopacağı güne değin gelip geçecek tüm torunlarıma.

Tek muradım, bütün yaratılmışların sahibi olan Tanrım. Bu ayıpla yaşatamazsın beni. Ya alsın yeni doğmuş bütün kurt yavrularıyla birlikte canımı, kurt neslinin dalı yaprağı burada kesilsin, ya da adım temize çıksın."

Nun Masalları
Bir körlük sarhoşluğunda bildim ki yazılan her yazı ilk yazılana düşülen bir dipnot kadarmış. Ama harflerin denize karşı aldığı şekiller tutkulu yazma serüvenlerine kurban kılarmış kalemin emanetçisini. Ama bir oturuşta anlatılacak hikâyelerden değilmiş, anlatmaya başlamak için bile yıllar geçmesi gerekmiş. Benimki on yılı buldu. Bir harfin bedeli kaç yıl kölelik bu defterde? Nazan Bekiroğlu'nun unutulmaz eseri "Nun Masallar"ı nun baskısıyla Timaş'ta. Nun Masalları'nın yayınlanışının 10. yılında yazarı tarafından imzalanmış bin kitap özel baskıyla ve bu baskı için yazılmış mukaddime ile okurlara ulaşıyor. Nun baskısı adıyla andığımız bu özel çalışma, sadece bir defaya mahsus olmak üzere gerçekleşecek ve her kitap Nazan Bekiroğlu tarafından özel olarak imzalanacak. Nun baskısının özelliği bununla sınırlı değil. Özel bir ebatta sert kapaklı ve şömizli olarak sarı şamua kâğıda basılan kitap, yazar tarafından seçilmiş gravürleri de içinde barındırıyor.

Bekiroğlu'nun imza için ayrılmış sayfaya atacağı imzada boş bırakılacak olan ithaf kısmı, isteyen okurlar için 8 Aralık 2007 Cumartesi günü Kitap Kahve'de düzenlenecek okuma gününde yazar tarafından tamamlanabilecek.

Nazan Bekiroğlu'nun kaleme aldığı nun baskısına mukaddime'den bir parça "İki nun, iki isim, iki dünya, iki mana arasında kalan varlığıma çıkacak bir yolun başında, bin dokuz yüz doksan yedi'nin mayısında bu metinlere nun masalları adını verdiğimden bu yana on yıl geçmiş.

O zaman ben kırk yaşındaydım. Oysa nun, ebcette elli demek. Ama şimdi nun yılındayım. Benim, ben diye bildikleri şu zaif bedenin nun yaşındayım. Hal böyle olunca, kal de bu baskının üzerine yeni bir not düşmeyi zorunlu kılıyor. Nun baskısının tekrarı yok, sayısı bin'le sınırlı. Bin'inin şu ilk sahifesi de bence açılmış. İthafı eksik olsa da imzası şu elimle, şu kalemimle atılmış…"

Cam Irmağı Taş Gemi
Taşın boyanmasıydı âdet olan, sıra boyamalara geldi. Yontucunun, kullandığı boyalara güveni sonsuzdu. Asırlarca dayanacaklarını, solmayacaklarını, bambaşka renklere dönüşmeyeceklerini biliyordu. Kimi bir deniz kabuğunun, kimi bir çömlek parçasının içinde karıştırdı renkleri. İstese, sonsuz sayıda renk elde edebilirdi. İstemedi. Kimi iç açıcı, kimi kasvet verici, ama hepsi de canlı ve kalıcı renklerle yetindi. Gözlerini karla hiç ovmamış kadınların ülkesinde buz mavisi, yağmur grisi gibi, kar beyazının da olmazdı elbet ama renklerin en zor olanı, kendisinden başka bütün renkleri yutanı, renksizlik kılanı, göz yakıcı çiğ beyaz bile onun duvar resimlerinde yumuşadı, uysallaştı. Hacmini buldu, boyun eğdi, renklerden bir renk oldu. En çok da bir yıldız ırmağının üzerinde akan lâcivert gökyüzünün altında güzel durdu. Çünkü kraliçe her defasında yıldızlı gök altında beyaz bir elbise giyiyor oluyordu.

Yontucu her şeyi üstün bir gerçekçilik duygusuyla tamamladı. Tasvirleri arasında bu gerçekçilikle bağdaşmayan tek sahne, lâcivert ırmağın burgaçlı dalgaları arasına saldığı, batacağı ya da yol alacağı zamanın tek anlık aynasından belli olmayan taş geminin üzerine kaldı. Onun da tek yolcusu vardı.


Dili: Türkçe
Yayınevi: Timaş Yayınları

Sayfa Sayısı : 640

İlk Baskı Yılı : 2016

Dil : Türkçe

Yorumlar 0

Henüz yorum yapılmadı!

x

İnternet sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz ve internet sitemize yapacağınız ziyaretleri kişiselleştirebilmek için çerezlerden faydalanıyoruz. Dilediğiniz halde çerez ayarlarınızı değiştirebilirsiniz. Detaylı bilgi için tıklayınız