Sepetinizde Ürün Bulunmamaktadır.


Seksenler

Seksenler

Seksenler

80'li Yıllarda Gündelik Hayatımız

Yayınevi :

Çatı Kitapları

Satış Dışı
  • Ürün geçici olarak temin edilememektedir.
  • Barkod: 9786054337705


80'li Yıllarda Gündelik Hayatımız

Annelerimiz eşyalarını özenle korur, bozulduklarında ertesi gün yerine yenisinin gelmeyeceğini bilirlerdi. Hemen hepsinin elinde bir iğne iplik önlüklerin sökükleri okula gitmek üzereyken ayaküstü dikilirdi. Günlerinde kek, börek, "bir çay daha!", poğaça, "Ay! Komşu tatlıda mı yaptın!" derken başlarlardı şişmanlamaya. Evlerini yuva yapmaya çalışırken yorulurlar, ama asla yorgun olmazlardı.

Sokağımızdaki teyzeler annelerimiz gibiydi. Susadığımızda evlerine girer su içerdik.

Koşar, düşer, terleriz, burnumuz akar. Üzülür, ağlarız yine akardı. Kollarımıza silerdik burunlarımızı. Gömleğimizin, kazağımızın, gocuğumuzun, uzun kollu neyimiz varsa hepsinin uçları meşin gibi olurdu.

Kelebekler konardı omuzlarımıza, uğurböcekleri en sevimli halleriyle kendilerine birinin mani söylemesini beklerlerdi. Her delikten bir kertenkele uzatır kafasını, başka bir deliğe saklanmadan önce ufak değneklerimizle kovalardık onları. Antenler yerlerini kapmadan önce leylekler yuvalarını çatılarımıza yapardı.

Elimizde Japon Çekirdekleri sokaktan gelip geçenlere bakarken çitler, soranlara adres tarif ederdik.

Hepimizin orada, uzakta köylerimiz vardı... Sadece sebze ya da tahıl ürünleri değil, yatılı misafirlerimiz de gelirdi köylerden. Bir gelen haftalarca gitmezdi.

Evci askerlerin kıyafetlerinin kokusu sinerdi duvarlarımıza. Yedikleri dayaklardan yiyemedikleri yemeklerden bahseder, bir hafta sonra yine gelmek üzere giderlerdi. Böyle olduğu halde neden mektup yazarlar anlamazdım.

Yoğurtçular, hurdacılar, kalaycılar, bileyiciler fuar alanı gibi kullanırlardı sokakları. Kendilerine has ezgileriyle bağırıp gezerlerdi. Bekçilerimiz vardı; kahverengi polislerimiz. Düdüklerini öttürür, bozacılarla beraber gecelerin sesi olurlardı.

Şoförler: "Bundan iyisini ancak Allah yapar," derlerdi efsane otobüs 302 için.

"NeAnadol'u be! Babadol, Babadol," deyip dururdu dayım.

"O zamanlar Kumburgaz bize çok uzak, fotoğraflarımız sepya, hayatımız siyah-beyazdı. Domatesler kesildiklerinde etrafa güzel kokular yayar, evlerimizin balkonunda ya da pencere önlerinde Vita marka yağ tenekelerinde biberler, fesleğenler, çilekler yaşardı. Balkondan uzansak erik, kayısı, kiraz veya vişne toplayabilirdik belki ama misafirliğe gittiğimizde elimiz muza kayardı."


İnce Kapak:

Sayfa Sayısı: 352

Baskı Yılı: 2012


e-Kitap:

Sayfa Sayısı: 276

Baskı Yılı: 2012


Dili: Türkçe
Yayınevi: Çatı Kitapları

İlk Baskı Yılı : 2012

Dil : Türkçe

Yorumlar 3

Buraya çöp döken(in)...

Kitabı henüz okumadım ama kapak görselindeki "buraya çöp dökenin" ifadesinin seksenler değil, bugünlere ait bir ifade olduğunu düşünüyorum. O yıllarda en fazla buraya çöp döken eşek, eşşek, hatta ters ş ile yazılırdı : )
Yeni basımda belki değişir kapak. Yazarı tebrik ederim, emeği için...

22.03.2012

Acemice

Yazar 80lerde cocuk oldugumuz donemde animsadiklarini sokak agziyla, edebi butunluk tasimayan bir formda kitaba dokmus. Yazilanlari animsamak eglenceli amncak uslup can sikici, amatorce. Surekli tekrarlar ve yersiz tabirlerle dolu. Konuyla ilgili yapilmis powerpoint sunumlari izlemek daha zevkli olacaktir cunku totalde bu kitap zaman kaybi gibi..

20.03.2012

SEKSENLER

SEKSENLER DE ÇOCUK OLMAK DEMEK YENİ GELEN NESİLE BAKILDIĞINDA ÇOCUK OLMAK DEMEKDİR

19.03.2012

x

İnternet sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz ve internet sitemize yapacağınız ziyaretleri kişiselleştirebilmek için çerezlerden faydalanıyoruz. Dilediğiniz halde çerez ayarlarınızı değiştirebilirsiniz. Detaylı bilgi için tıklayınız