Sepetinizde Ürün Bulunmamaktadır.


Sonsuz Aşkım Hatay

Sonsuz Aşkım Hatay

Sonsuz Aşkım Hatay

0/10 - 0 Kişi FAVORİLERİME EKLE
Standart Teslimat
25 - 27 Ekim
* 75 TL üzeri bedava!
  • 75 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo bedava!
  • Barkod: 9789756121177


Asi Irmağı'nın kıyısında durup suyun akışını izledim."Asi'nin kıyısında bir ahşap evde doğurdum seni" derdi annem. Irmaklara düşkünlüğüm ve kendi çapımda bir "asi" oluşum, bundan kaynaklansa gerek. Öykünün gerisini kimi zaman annem, kiminde anneannem, kiminde ise ikisi birden anlatırdı. Anneannemin sesi çok uzaklardan, geçmiş yıllardan çıkıp geldi; bir kez daha anlatmaya başladı: "Doğar doğmaz seni kapıp kucağıma almışım... 'Çocuğu nereye götürüyorsun anam?! Daha göbeği kesilmedi!' diye bağırdı ebe kadın..."

Anneannem her zaman olduğu gibi gülüyordu; kahkahası hâlâ kulaklarımda. Ailenin ilk torunuyum. Sabırsızlıkla beni kapıp kucaklamasının nedeni budur herhalde.

İlkokul üçüncü sınıftan beri yollarda, yatılı okullarda, daha sonra ise atanmalarla belirlenmiş kısıtlı bir yaşamın içinde, ömrümü çok uzaklarda geçirmek zorunda kalmış olmama karşın, memleketime, doğduğum toprağa aşkla bağlanmışlığım bundan olmalı: Göbekbağım şimdi bile üzerimde; uzantıları yüreğimde, bilincimde. Ebemin sesi kulaklarımda: "Nereye gidiyorsun oğlum? Göbeğini kesmedim! Dur biraz, acele etme!" Belli belirsiz gülümsemelerle ilerliyorum kalabalığın içinde. Acelem yok. Buradayım. İşte yine uzaklardan, toprağıma dönüp geldim. Ağır ağır akıyor Asi Irmağı'nın koyu ışıklı suyu; ben buradayım, kıyısındayım. Ama o eski Roma Köprüsü nerede? Hangi eblehliğin, geri zekâlılığın kurbanı oldu da şimdiki "köprü" adındaki tuhaf, demir ve asfalt yığınından oluşmuş geçiş yolu onun, o görkemli taş köprünün yerini alabildi? Roma Köprüsü yerinde dursaydı, onu yayalar kullansaydı; az ötesine de bu demir ve asfalt yığını konsaydı olmaz mıydı? Bunu düşünmek ve uygulamak çok mu zekâ gerektiriyordu? Hayır, gerektirmezdi. İyi niyetli davranılsa, tarihe, insanlığa ve geçmiş uygarlıklara saygı duyulsa yeterdi.



Sayfa Sayısı: 304

Baskı Yılı: 2006


Dili: Türkçe
Yayınevi: Heyamola Yayınları

Sayfa Sayısı : 304

İlk Baskı Yılı : 2006

Dil : Türkçe

Yorumlar 0

Henüz yorum yapılmadı!

x

İnternet sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz ve internet sitemize yapacağınız ziyaretleri kişiselleştirebilmek için çerezlerden faydalanıyoruz. Dilediğiniz halde çerez ayarlarınızı değiştirebilirsiniz. Detaylı bilgi için tıklayınız