Sepetinizde Ürün Bulunmamaktadır.


Sana İhtiyacım Var

Sana İhtiyacım Var

Sana İhtiyacım Var

Yayınevi : Leonard Clever
  • Satın aldığım e-kitaplarımı nasıl okurum?
  • Dili : Türkçe | Barkod : 9788892547964 | Format : Epub

Sana İhtiyacım Var

" 'İyi insan, gülüşünü sevdiğiniz kişidir.' demiş Dostoyevski. Sen en iyisin."

Sana İhtiyacım Var

Bir insan hayatından ne kadar nefret edebilir sorusunun cevabıydım sanırım. Sırf ceza olarak başka bir şehre, halamın yanına gönderilmemden daha berbatı ne olabilir? Arkadaşlarımdan, İzmir'den ve ne kadar kızgın olsam ve şuan onlardan nefret ettiğimi söylesem de, ailemden uzağa gelmiştim. Tek avuntum halamın anne ve babamdan çok daha eğlenceli olmasıydı. Ne zaman bir derdim olsa onu arayıp anlatırdım. Halamın yanına gelmek sorun değildi. Hatta onunla yaşayacak olmak ödül gibi bir şeydi. Ama işte İzmir'i istiyordum.

Halam 40 yaşlarındaydı ve benimle aynı yaşta oğlu vardı. Şuan evde değildi, geldiğimi görmemişti ama fazlasıyla iyi anlaşırdık. Halamın eşi ise sürekli şehir dışına çıkardı. Diyeceğim o ki, ne kadar İzmir de arkadaşlarımın yanında olamasam bile anne ve babamın kuralları olmadan burada daha rahattım.

"Yerleştirdin mi eşyalarını?" dedi halam koltuğa kurulmuş dondurma yerken.

"Hallettim. Biraz dışarı çıkacağım."

"Tamam hayatım, geç kalma, dikkat et."

Daha fazla konuşmadan kulaklıklarımı takıp evden çıktım. Sonbaharı diğer mevsimlere göre daha çok severdim. Hem kıyafet yönünden, hem yürüyüş yaparken her zaman daha çekici gelirdi. Şimdi de öyleydi. Yerdeki yapraklar ben yürürken ayağımın altında çıtırdıyordu.

Saçlarım uçuştuğu için kapüşonlumu kafama geçirip ellerimi tekrar ceplerine attım. Telefonumu cebimden çıkarıp Ömer'e –kuzenime- nerede olduğuna dair mesaj attım. "Sokağın başındayım. Çabuk yoksa giderim." Dediğinde gözlerimi devirip adımlarımı hızlandırdım. Sokağın başına geldiğimde yanında iki arkadaşı vardı. Biri rahat bir tavırla duvara yaslanmış sigara içerken, diğeri telefonla konuşuyordu. Açıkçası dikkatimi çeken sigara içen çocuktu. Saçları önüne düşüyordu ve sigara dumanını içine çektiğinde belirginleşen elmacık kemikleri tapılasıydı. Ömer, "Hey," dediğinde hafifçe gülümseyip yanına doğru gittim. Kulaklıklarımı çıkardıktan sonra sarıldım. "Bugün geleceğini bilmiyordum."


x

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca hazırlanmış aydınlatma metnimizi okumak ve sitemizde ilgili mevzuata uygun olarak kullanılan çerezlerle ilgili bilgi almak için lütfen tıklayınız.